KOMAK-ML

April 28, 2008

Hak parlamentoda deyil sokakta alınır!

Gespeichert unter: Theoretisches, türkçe — komakml @ 6:28

 

Enternasyonalle kurtulur insanlık.

Kadın ve erkek isçiler!

100 yılı aşkın bir süredir zorlu mücadelelerle kazanılmış haklar günümüzde gittikçe vahşice budanmaktadır. Ezilenler ve sömürülenler, 1 Mayıs’ı proletaryanın uluslararası mücadele günü olarak, işçilerin taleplerinin haykırıldığı gün olarak kut­lamaktaydı. Avusturya’da ise işçi sınıfı kendi yaşam şartlarının kötüleştirilmesine karşı, geçmişte genel grevlere kadar varan mücadeleler yürüttü. Örneğin Kadın ve erkek işçiler 1950 ‘de besin maddelerinin pahalılaşmasına karşı kitleler halinde sokaklara döküldü ve sermayedarların ve devletin “kolluk kuvvetleri”yle çatışmalara girdiler.Avusturya işçi sı­nıfının tarihte böyle yiğit mücadeleleri vardır.

Burjuvazi kendi sınıf mücadelesini yürütüyor, ne­den biz geri vurmuyoruz?

2008 yılında ise yeniden kapitalistlerin kâr hırsını doyura­bilmek için ortalama %40 geçen pahalılık fiyatlarına karşı perhiz yapmaya zorlanmaktayız. Ve mücadele etmek için ye­terince başka gerekçe olmasına rağmen, Avusturya’da işçi sı­nıfının mücadelesi çok geri seviyede. Bunda işçi sınıfı içinde, sınıfı düzene bağlama doğrultusunda çalışma yürüten sos­yaldemokrat (SPÖ) ve diğer burjuva partilerinin önemli rolü var. Avusturya Komünist Partisi (KPÖ) başlarda işçi sınıfının mücadeleci gücünü doğru yöne kanalize etmek için, işçi sınıfı içindeki burjuva partilere ve akımlara karşı mücadele yürüt­mesine rağmen, daha sonra bu parti de işçi sınıfını devrime götürme yolundan saparak, burjuva saflarına geçti. Yalnızca seçim partisi haline dönüştü. 1960’lı yıllarda ondan ayrılan Avusturya Marksist Leninist Partisi, (MLPÖ) sermayedarlara ve onun çanak yalayıcılarına karşı bugüne karar proleter dev­rimci tavrını sürdürmekte. Öte yandan günümüzde Avustur­ya işçi sınıfının sosyal haklarının budanmasına rağmen, işçi sınıfının örgütü olan Avusturya Sendikalar Birliği’nin (ÖGB) başına çöreklenmiş aristokratlar işçi sınıfının gücünü sokak­lara dökmemesi için ellerinden geleni yapmaktalar. Örneğin işçi aristokratları sosyaldemokratlar ve diğer burjuva parti­leri 1 Mayıs mücadele gününü yıllardan beri bayram gününe çevirmeye çalıştılar.

Oysa Avusturya işçi sınıfı 1900’lü yılların başında,

Hak sokakta alınır,

bunu bize Belçika gösterdi!

Sokağa çıkılmadığı sürece,

kitle hiçe sayılır!

türküleri söylerken, 1 Mayıs artık bahar bayramı havası içinde yapılıyor.

Bizi bölüyorlar!

Burjuva devleti işçi sınıfını bölüp yönetebilmek için çeşitli demagojilere baş vurmakta. Örneğin onlar “kadın Venüs, erkekte Mars” “teorileri” üzerine yazıp çizmekteler. Onun içinde kadınlar ve erkekler özgürlükleri için ayrı mücadele yürütmeli­lermiş. Böyle kitaplar en iyiler listesine konarak, eski ataerkil düşünceleri yeni araştırma sonuçlarıymış gibi insanların beyinlerine yerleştirme kültürü çalışmaları yapmaktalar. Onun içinde burjuva bilimine-bulvar literatür basına inananlar, kadın ve erkek işçilerin özgürlükleri için birlikte mücadele yürütemeyeceklerine inanmaktalar. Dahası yaşlılar ve gençleri birbirine karşı kışkırtarak, kuşak çatışmaları adı altında genç işçilerle yaşlı işçileri bölmeye çalışmakta. Avusturya’da yaşayan insanların çoğunluğu geçine bilmek için iş gücünü satmak zorunda olmasına ve üretim araçları üzerinde hak sahibi olmamasına rağmen, kendilerinin işçi-emekçi olduğu­nun bilincinin karartıldığı bir ortam. Geçen senelerde ve bu senede böyle bir durumda 1 Mayıs’ı karşılıyoruz.

Kadınlar erkeklerle eşit işte çalışmalarına ve ev işlerinin ağırlığı kadınların omuzlarında olmasına rağmen, erkek arkadaşlarından daha az kazanmaktalar. Bu üzücü durum genel olarak bilinmektedir.Bunu parlamenterler bile, kendilerine olan güvenin sarsılmaması için kabul etmekteler. Hatta kanun nezdinde kadın, erkek eşitliği kabul edilmiş durumda. Buna rağmen Avusturya’da hâlâ kadınlar brüt olarak erkek­lerden %40 daha az ücret almaktalar, bu uçurum cinsler arasında zor durumlarda daha derinleşmekte. Öyleyse bu pisliğin ortadan kaldırılması için, tutarlı olmak lazım. Eşitliği uygulamak için kapitalist üretim biçimini ve sistemi ortadan kaldırmak gerekiyor, tabii ki buda bu politikacılardan beklenemez. İt iti ısırır mı?

Genç kadın ve erkek işçilerin durumuna gelince,. Burjuvazi küreselleşmeyi ―uluslararası rekabet kızıştığı için, böyle söylüyorlar― bahane ederek, düşük ücretle çalışılması için, ajitasyon ve propaganda çekiyorlar. Yüksek okullarda uygu­lanan okul har(a)çlarıyla ve meslek öğreniminin önüne çıkar­dıkları engellerle gençleri zor durumda bırakıyorlar. Onlar ekonominin ne kadar büyüdüğü üzerine öğünürken, gençlerin meslek öğrenmek için, çıkarlık yapacakları “yer yoktur”, Okullar da ise kökten değişiklik yapılması gerekmekte iken―ama zaten böyle bir şey bu hükümetten beklenmemeli―Avusturya’da meslek öğrenen-eğitim gören gençlerin sayısı gittikçe düşmekte. Bugün gençlerin meslek öğrenmesi yüksek okula gitmesi yöneticiler açısından pekte dert değil, onların esas derdi kapitalistlere daha fazla para aktarmak ve yanlış istatistikler üretmek.(Aslında Avusturya hükümetinin dema­gojik olarak ağzından düşürmedi tam istihdam çalışma ise, Avrupa Birliği’nin üye ülkelerine sunduğu “temcit pilavı”dır ) Bunu yapmazlarsa sosyal hakların nasıl kısıtlandığı gün ışığı gibi ortaya çıkacak.

Mangırlar ve iktidar buraya!

Avusturya kişi başına düşen zenginlikte dünyada onuncu sı­rada, Avrupa’da ise üçüncü sırada ve bu zenginliğe rağmen 460.000 insan (Avusturya’da yaşayan halkın %6’sı) yoksul durumda (bunların ailelerinin aylık kazancı 893 € altında), bunların üçte biri çocuklardır. Avusturya’da 750.000 insan yoksulluk tehlikesiyle karşı karşıya. Yalnızca kadınlar yoksul­luktan daha fazla etkilenmemekte (onlarında %6 sı fakir du­rumda), onların durumunu erkeklerle karşılaştırdığımızda, çünkü kadınlar daha önce değindiğimiz gibi eşit işe eşit ücret alamamaktalar, buna aile içindeki eşitsiz paylaşımı da dikkate alırsak, böylece bu rakamlara 100.000 fakir kadın daha fazladır. – kazanç dağılımı böyle şaşırtıcıdır. Dünyada 6 milyarlık Dünya nüfusunun 4,5 milyarı yoksul,günde iki dolara geçinmek sorunda.

Zenginlerin üçte birinin elinde bulunan zenginlik dünya nüfusunun beşte birinin elinde bulunan zenginlik kadardır, ve yani beşte bir fakirlerin elinde bulunan dünya zenginli­ğinin yalnızca %2dir. Bu 1,2 milyar insan, yani halkların en fakir beşte biri 1 Dolar’ın altında parayla günlük geçimini sağlamakta. İşte dünyanın durumu budur.

Burjuva düzeninin savunucularının bir bölümünü bile içinde bulunulan durum hakkında “bu kadar da olmaz“ bu kadarı ezilenleri isyana götürür, sistemi tehdit eder!“ demek­teler. Birleşmiş Milletler yukarıdaki açıklamaya çalıştığımız bir Dolar’ın altındaki fakirliği yeryüzünden kaldıracağını hedeflemekte. Fakat fakirlik zenginlik gibi nispidir ve kimse Dolar’ın değerinin bugünden yarına ne olacağını kesin söyleyemez.

Bu barbarlığın alternatifi; geçen yüzyılın başlarındaki gibi işçi sınıfının mücadelesini kendi ellerine alması ve o dönemde başlattığı proleter devrimleri deneyimi devam ettirilmesidir. İşçi sınıfı mücadelesini kendi ellerine aldığında ve ona doğru önderlik eden bir parti olduğunda-büyük Sosyalist Ekim devrimi, Çin devrimi ve bir dizi ülkede ulusal demokratik ayak­lanma ve devrimlerde olduğu gibi-emekçi yığınların siyasi güç haline geldiklerinde nelerin mümkün olduğu gösterdi.

Bugün esas sorun işçi sınıfını uykudan uyandırıp o bilin­cine vardırılmasıdır.ve sorun tabii ki isçilerin bu bilince var­maları için Bolşevik tipte devrimci örgüt olmasa olmazdır. Bunlar birbirlerine bağıntılıdır.

Bugün Avusturya işçi sınıfının muazzam gücünü sokaklara taşıyacak ona önderlik edecek böyle bir parti yoktur, yada se­sini duyuramamaktadır. Sınıf bilinçli işçilerin bugünkü görevi Avusturya işçi sınıfının muazzam gücünü, dünyada ezilen ve sömürülenlerle dayanışma içinde, sokaklara taşıyabilecek, bu sistemi yıkacak ve proletaryaya sınıfsız topluma doğru ön­derlik edecek bir partinin yaratılması için mücadeledir.

KomEy-ml (Komünist Eylem-Marksist Leninist) bu görevi önüne hedef olarak koymuş ve bunun gerçekleşmesi için çalışmaktadır. Gelinen aşamada, Avusturya’nın sınıf bilinçli kadın ve erkek işçileri ve enternasyonal olarak , sınıflı toplumla­ra bir son vermek için örgütlenmesinin zamanı gelmiştir.

Yaşasın Devrimci 1 Mayıs!

 

Bloggen Sie auf WordPress.com.